En geç kaç yaşında adet olunur ?

Atil

Global Mod
Global Mod
Çünkü insanların konuya yaklaşımını cinsiyetten çok; eğitim düzeyi, kişisel deneyimler, aile ortamı, sağlık bilgisi, yaş, kültür ve karakter gibi faktörler etkileyebilir.

Örneğin bir erkek kardeşi sayesinde adet konusunda oldukça bilgili olabilir ve konunun duygusal tarafını iyi anlayabilir.

Başka bir erkek ise yalnızca istatistiklere bakabilir.

Aynı şekilde bir kadın kendi deneyiminden dolayı konuya çok duygusal yaklaşabilirken, başka bir kadın tıbbi araştırmaları okuyup tamamen analitik değerlendirme yapabilir.

Bu yüzden “erkeklerin bakışı” ve “kadınların bakışı” ifadelerini biyolojik gerçekler olarak değil, forumlarda ortaya çıkabilen iki farklı tartışma biçimini karşılaştırmak için kullanılan perspektifler olarak görmek daha doğru.

Geç Adet Olmanın Olası Nedenleri Nelerdir?

Geç menarşın tek bir nedeni yoktur.

Ergenliğin zamanlamasında genetik özellikler önemli olabilir. Bunun yanında beslenme durumu, vücut ağırlığı, yoğun fiziksel aktivite, kronik hastalıklar ve hormonal bozukluklar da rol oynayabilir. ACOG ayrıca beslenme, sosyoekonomik koşullar ve sağlık hizmetlerine erişim gibi çevresel faktörlerin ergenliğin zamanlamasını etkileyebileceğini belirtiyor. ACOG

Dolayısıyla örneğin yoğun spor yapan, yeterli enerji alamayan bir ergenle; ergenlik gelişimi ailesinde genel olarak daha geç başlayan bir başka ergenin durumunu aynı kefeye koymak doğru olmaz.

Daha nadir durumlarda hormonal veya anatomik sorunlar da araştırılabilir. İşte doktor değerlendirmesinin amacı tam olarak burada ortaya çıkar: Normal varyasyon ile araştırılması gereken durumu birbirinden ayırmak.

“15 Yaşına Kadar Olmadıysa Kesin Problem” Demek Neden Yanlış?

Çünkü tıp, tek bir sayıdan ibaret değil.

15 yaş önemli bir değerlendirme eşiği olsa da, doktor değerlendirmesinde kişinin bütün ergenlik gelişimi dikkate alınır. Meme gelişimi başlamış mı? Büyüme hızı nasıl? Ailede geç ergenlik öyküsü var mı? Beslenme ve fiziksel aktivite durumu nasıl? Başka belirtiler mevcut mu?

Bunların tamamı tabloyu değiştirir.

Örneğin 14 yaşında olan ve ergenlik belirtileri normal biçimde ilerleyen bir kişinin durumu ile 14 yaşında olup hiçbir meme gelişimi belirtisi göstermeyen kişinin durumu aynı değildir.

Bu ayrım bence forumlarda en çok gözden kaçan noktalardan biri.

Duygusal Boyut Neden Tıbbi Değerlendirmenin Dışında Bırakılmamalı?

WHO, ergenliğin fiziksel değişimlerin yanında sosyal ve duygusal değişimlerin de yoğunlaştığı bir dönem olduğunu belirtiyor. Ergenlerin sosyal çevre, akran baskısı, kimlik gelişimi ve toplumsal beklentilerden etkilenebildiği biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü+1

Menarş öncesinde menstruasyon hakkında yeterli bilgi sahibi olmamak da ayrı bir sorun. WHO verilerine göre ilk adet öncesinde menstruasyon hakkında bilgi sahibi olmamak, utanç ve düşük benlik saygısı gibi olumsuz tutumlarla ilişkilendirilebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü

Bu nedenle bir gence sadece “bekle, zamanı gelince olur” demek her zaman yeterli olmayabilir.

Bilgi vermek, sorularını küçümsememek ve gerekirse sağlık profesyoneline ulaşmasını sağlamak çok daha sağlıklı bir yaklaşım.

Erken Adet Olmak da Her Zaman Daha İyi Değil

Tartışmanın bir başka ilginç tarafı ise “geç adet olmak” kavramının otomatik olarak kötü, “erken adet olmak” kavramının ise iyi kabul edilmesi.

Oysa mesele bu kadar basit değil.

Ergenlik zamanlaması geniş bir biyolojik değişkenlik gösterir. Daha erken veya daha geç gelişmenin kişinin fiziksel ve psikososyal deneyimleri üzerinde farklı etkileri olabilir.

Bu nedenle amaç “mümkün olduğunca erken adet olmak” değil, kişinin sağlıklı biçimde gelişip gelişmediğini anlamaktır.

Menarşın erken ya da geç olması tek başına kişinin sağlığını veya gelecekteki yaşamını açıklayan bir etiket değildir.

Benim Çıkardığım Sonuç: 15 Yaş Bir Son Değil, Kontrol Noktası

“En geç kaç yaşında adet olunur?” sorusuna tek bir rakam vermek gerekirse, klinik açıdan 15 yaş önemli bir sınırdır. Ancak bu cümleyi “15 yaşına kadar olmadıysa kesin hastalık var” şeklinde okumamak gerekiyor.

Daha doğru ifade şu:

15 yaşına kadar menarş başlamadıysa veya meme gelişiminin başlamasından üç yıl sonra hâlâ adet görülmediyse, nedeninin değerlendirilmesi gerekir.

Bu yaklaşım hem veriye hem de bireysel farklılıklara saygılı.

Erkeklerin daha veri merkezli olabilecek yaklaşımından alınabilecek ders, korkuyu istatistiklerle düzenlemek olabilir. Kadınların deneyimlerinde daha fazla öne çıkabilen sosyal ve duygusal boyuttan alınabilecek ders ise istatistiklerin arkasında gerçek bir insan olduğunu unutmamak.

Aslında ikisi birbirine rakip değil.

Veri bize ne zaman harekete geçeceğimizi, deneyimler ise neden bu konuyu ciddiye almamız gerektiğini anlatıyor.

Forumda Tartışalım: Sizce En Çok Hangi Nokta Yanlış Anlaşılıyor?

Sizce 15 yaş sınırı toplumda gereğinden fazla “kesin hastalık” şeklinde mi yorumlanıyor?

İlk adet konusunda ailelerin çocuklara yeterince açık bilgi verdiğini düşünüyor musunuz?

Bir genç kızın yaşıtlarından daha geç adet olması sizce en çok biyolojik bir mesele olarak mı, yoksa sosyal ve psikolojik bir mesele olarak mı yaşanıyor?

Erkeklerin bu konuları konuşmasının önündeki en büyük engel sizce bilgisizlik mi, utanma mı, yoksa menstruasyonun “sadece kadınları ilgilendiren bir konu” olarak görülmesi mi?

Ve belki de en önemlisi: Sizce sağlık konularında istatistiklerle kişisel deneyimler arasında doğru dengeyi nasıl kurmalıyız?

Kaynaklar: ACOG – Menstruation in Girls and Adolescents: Using the Menstrual Cycle as a Vital Sign; American Academy of Family Physicians – Amenorrhea: A Practical Approach to Diagnosis and Management; World Health Organization – Menstrual Health, Adolescent Mental Health, Adolescent Health and Development ve menstrual health and rights kaynakları. Dünya Sağlık Örgütü+4ACOG+4AAFP+4
 
Üst